top of page
İz, temasın yüzeyde bıraktığı, tekrar edilemeyen anların kaydıdır.
Kök, doğanın kendi dilini seramiğin yüzeyinde yeniden görünür kılan bir hafızadır.
Hâl, gündelik yaşamın içinde sessizce var olan, olduğu gibi bırakılmış formlardan oluşur.
Zamanın Formu, geçmiş kültürlerin ve zamanın kendisinin bugünde aldığı biçimleri bir araya getirir.
Arş, anlatının değil yapının; figürün değil taşıyıcının görünür olduğu bir zemindir.
On İki, her gün fark etmeden içinden geçtiğimiz insan hâllerine eşlik eden sessiz formlardır.
Dört elementin bir araya geldiği ritüel seti.
Ateş (mum), hava (tütsü), kutsal ağaç (palo santo) ve toprak (tabak)…
Hepsini tutan görünmez bir merkez var.
Dışarıdan sakin,
İçeriden derin bir çağrı.
JGJGJGJGJJGJG
bottom of page





